Yazar: Burak Karakoyun - 9 Şubat 2010 ->
Güncel
Bugün ailemle beraber alışverişe gittik Migros’a. Reyonlar arasında dolaşırken orta yere dikilmiş döner reyonun üzerinde asılı çantalar çekti dikkatimi. Uzun zamandır “keşke bunun bilinci yayılsa bizim ülkemizde de” dediğim bir konu için tasarlanmış şık ve kullanışlı çantalar.
Marketlerden alışveriş yaptığımızda poşetlere dolduruyoruz aldıklarımızı, bir sürü poşet. Sonra bu poşetleri de öyle ya da böyle bir şekilde doğaya atıyoruz. Bir poşetin doğa içerisinde yok olması tahmin edemeyeceğiniz kadar uzun bir süre… Binlerce, milyonlarcasını siz düşünün…
Hep özenmişimdir, izlediğimiz filmlerde dizilerde Amerikalı bir vatandaş süpermarketten çıkar, elinde kese kağıdından yapılmış büyük bir kesede marketten aldıkları vardır. Öylece arabasının bagajına koyar. Daha sonra Devamını oku…
Etiketler:çanta, çevre, geri dönüşüm, migros, poşet
Yazar: Burak Karakoyun - 8 Şubat 2010 ->
Güncel
Bugün neyi yazacağıma karar vermeye çalışırken, sanki beni yaz beni yaz diye bir anda ortaya çıkan bir mail geldi. Uzun zamandır bu maili alıyorum zaten ama düşündüğümde ortalıkta dolaşan bunun gibi pek çok mail var ve bu maillerin hepsi üç aşağı beş yukarı aynı maksat için dolanıyor posta kutularında: Mail adresi toplamak.
Hani posta kutumuza her gün gelen onlarca “spam” ya da “junk” mail oluyor ya, işte onlar bu sayede bize ulaşıyorlar, aslında kendimiz edip kendimiz buluyoruz. Yoksa bu tarz maillerde bahsedildiği şekilde hiçbir mailin kaç kişiye yollandığı, yollanıp yollanmadığı, söylenenden az kişiye yollandıysa ya da yollanmadıysa kişinin ona göre ne kadar günaha girdiği falan takip edilmiyor
Bu tarz maillerin pek çoğunda, önce bir iki etkileyici fotoğraf, Devamını oku…
Etiketler:ahmet dipici, kesin oku doğruysa yaşadık, nihat doğualp, spam
Yazar: Burak Karakoyun - 7 Şubat 2010 ->
Güncel
Dün Keşan’ın yerel gazetelerinden bir tanesinde küçük bir bölüm dikkatimi çekti. Espri maksadıyla yazılmış küçük bir köşe
İçlerinden bazıları gerçekten hoşuma gittiği için sizlerle de paylaşmak istedim. Şu şekilde bir yazı :
Kaleci Gol Yedikten Sonra Ne Düşünür?
- Aslında yemezdim de…
- Bir top gördüm sanki
- Yedim, pişman değilim, yine olsa yine yerim.
- Golü yedim ama önce bi sor niye yedim
- 6 tane yedim ama bi düzine de yiyebilirdim
- Acaba bıraksam auta gider miydi?
- Keşke atlamasaydım, zaten gol oldu…
Penaltı hadisesi esnasında kaleci iç sesleri… Devamını oku…
Etiketler:düşünce, gol, iç ses, kaleci, penaltı
Yazar: Burak Karakoyun - 6 Şubat 2010 ->
Güncel
Geçtiğimiz dönem içerisinde çevremdeki insanların en çok konuştuğu şeylerden bir tanesiydi Dexter. Şiddetle tavsiye ettikleri, mutlaka izlemelisin dedikleri bir dizi… Şu sıralar ülkemizde esen yabancı kökenli dizi furyasının içinde yer alan bir seri katil dizisi. Açıkçası izlemeyi hiç düşünmemiştim, çünkü zaten kısıtlı olan zamanımı dizi izlemek ile geçirmek çok saçma bir düşünce benim için. Fakat nadide okulumun verdiği 1 aylık sömestr tatilinin ilk 10 gününde okula dair yapmam gereken işlerin büyük bölümünü bitirdikten sonra, kalan zamanımı bu şekilde harcamaya karar verdim.
Bu süreçte 2 dizinin bu zamana kadar olan tüm sezon ve bölümlerini izledim: How I Met Your Mother ve Dexter. Dexter’ın 4. sezonunun son bölümünü de bugün bitirdim ve söyleyebilirim ki Devamını oku…
Etiketler:baby, dexter, dexter morgan
Yazar: Burak Karakoyun - 6 Şubat 2010 ->
Güncel
Keşan’da arkadaşlarımla buluştum yine bu akşam… Yaklaşık 15 kişilik bir arkadaş grubu, canlı müzik, muhabbet, sohbet… Bir noktaya kadar eğlence, sonrası yalnızlık… Bir noktadan sonra farkındalığa kavuşuyor insan, anlıyor yalnız olduğunu, etrafındaki onca insana rağmen… Anlayamıyor, anlaşılamıyor belki… 5 dakika önce neşeyle kahkaha atan o insan gidiyor, yerine gelen duvar sanki…
Uzun zamandır msn’imde ileti olarak bir söz var: “Herkes bir gün pişman olacaktır, Devamını oku…
Etiketler:yalnızlık
Yazar: Burak Karakoyun - 3 Şubat 2010 ->
Güncel
Bir komutanımızı daha kaybettik bugün… 2004-2006 yılları arasında Maltepe Askeri Lisesi Okul Komutanı olan komutanımız Kurmay Albay Muhterem KARATAŞ’ı Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği görevini yürütürken Amerika’da yenik düştüğü kanser sebebi ile kaybettik…
Sert mizacının altında şefkatli bir baba gibiydi. 3. sınıf öğrencisi olduğum sırada, yani son senemde sıklıkla spor salonunu arayıp benim orada olup olmadığımı, oradaysam gelip benimle tenis oynamak istediği söyler ve takımın antrenmanı bittikten sonra benimle tenis oynardı. “Hep biz size öğretecek değiliz, bizim de sizden öğreneceklerimiz var, şimdi sen tenis konusunda benden iyisin, dolayısıyla burada hoca sensin, bana tenisi bir komutanına değil bir öğrencine öğretirmiş gibi öğret, iyi tenis oynamak istiyorum” der ve eklerdi Devamını oku…
Etiketler:askeri, karataş, lisesi, maltepe, muhterem
Yazar: Burak Karakoyun - 2 Şubat 2010 ->
Güncel
Kar… Beyaz… Masumiyeti, saflığı, temizliği simgeliyor sanki… Bütün kötülükleri, çirkinlikleri örtüp kapatırken, eşsiz bir güzellik de katıyor aynı zamanda.
Çok uzun zamandan beri hasret kaldığım bu beyaz görüntüye kavuştum sonunda, önceki 1 hafta içerisinde süren 2-3 günlük kar yağışı etrafı bembeyaz yapmıştı, fakat kısa sürede eriyip bir çamur deryasına dönüşmüştü. Şimdi ise yeniden kar yağıyor, hem de oldukça şiddetli
Çanakkale Boğazı’ndaki gemi seferleri durduruldu. Bu, istesem de şu anda İzmir’e gidemeyeceğim anlamına geliyor… Ama çok süreceğini sanmıyorum, bir kaç güne kadar hava koşulları düzelip, seferler tekrar başlayacaktır… Devamını oku…
Etiketler:izmir, kar, keşan, sarıkamış
Yazar: Burak Karakoyun - 31 Ocak 2010 ->
Sinema
Bugün sizlere ne sunsam diye düşünürken, çok yakın zamanda izlediğim bir macera filmi hakkında düşüncelerimi yazayım dedim. Macera ve bilim kurgu demek daha doğru olur belki de aslında… Uzun zamandan sonra izlediğim filmler arasında gerçekten ilgimi çekip hoşuma giden bir film oldu. Normalde zaten romantik komedi ve macera filmlerini seven biriyimdir, bu film de gerçekten güzel bir tat bıraktı bende…
Filmde orta çağda yaşayan atalarından beri dünyadaki silah tekelini elinde bulunduran ve sonraları büyük bir şirket olarak yer etmiş bir kurumun patronu olan Destro dünyanın hakimi olma isteği yüzünden, şirketinin ürettiği ve NATO’ya satılmış olan, nanoteknolojiye sahip 4 başlığı Devamını oku…
Etiketler:aksiyon, g.i. joe, kobranın yükselişi, macra, stephen sommers
Yazar: Burak Karakoyun - 30 Ocak 2010 ->
Güncel,
Sinema
Bugün çok sevdiğim bir arkadaşım olan Hilal’le konuşurken blogumda bir film değerlendirmesi yapmamı istedi, hatta bu filmi değerlendirmemi istedi tam olarak. Yakın zamanda okuldan birkaç arkadaşımla beraber bir cumartesi günü alışveriş merkezinde buluşup sınırsız pizza yedikten sonra girdiğimiz filmde Cem Yılmaz geçmişte atalarının yaşadığı bir olayı anlatırken hayalinde canlananlar film olmuş. Özetle, zamanın padişahının iki kişiyi Amerikan başkanına nadide bir elması padişah tarafından hediye edilmek üzere götürürken, önlerini kesen eşkiyalara kaptırmalarıyla başlayan bir dizi serüven… Demet Evgar’ın diziye gerçekten büyük bir güzellik kattığını söylemeden geçemeyeceğim
Zaman zaman Cem Yılmaz’ın yaptığı zekice espriler ve film arasına çıkarken yaptığı güzel espri(gerçekten bu zamana kadar hiç o şekilde düşünmediğimi Devamını oku…
Etiketler:cem yılmaz, değerlendirme, demet evgar, film, Sinema, yahşi batı
Yazar: Burak Karakoyun - 29 Ocak 2010 ->
Güncel
Laptop’ımın klavyesine her gün bol miktarda dokunmama rağmen çok uzun zamandır benimle beraber yeni birşeyler öğrenmeniz için zaman ayıramadım maalesef… Az zaman, az internet, buna karşılık bol miktarda iş, uğraş, koşturmaca… Dolayısıyla yazı yazmak için daha az fırsat. Peki, kabul ediyorum, ben de biraz tembellik yaptım, ama ihtiyacım vardı. Günde 3-4 saat uyku, zar zor fırsat bulunup da yenen 2 öğün yemek ve bir ton koşturmaca varken insanın hayatında, fırsat bulabildiği ilk anda biraz da kafasını dinlemek istiyor…
Peki, kafamı dinlerken neler yaptım, yine ve yine kitap okudum, bunları da sizinle paylaşmayı düşünüyorum
Birkaç film izledim, sinemada. Ve bilgisayarımda başka başka filmler… Günümüzün gözzzzzde dizilerinden Devamını oku…